Yıl 1933: Kürt aşiretinin Tokat’ta alamadığı arazinin dokümanlı kıssası

0

 

Yeni Yaşam gazetesinden Sait Çetinoğlu, 1933 senesinde Tokat Deftarlığını’nın bir araziyi ihaleye çıkarması ve Bazikli Kürt aşireti mensuplarının bu ihaleyi kazanması üstüne yaşananları yazdı.

Devrin Başbakanlık arşiv dokümanlarına dayanarak vakası yazan Çetinoğlu 1933 senesinde Tokat Defterdarlığının Mübadil Rumlardan kalan Gerdikan ve Sarı Tarla köylerini kapsayan 250 dönümlük araziyi ihaleye çıkardığını, Bazikli Kürt aşireti mensuplarının bu ihaleyi kazanması üstüne devletin tavrını kaleme aldı.

Dokümanlara nazaran vaka Dahiliye Vekaleti’ne (İçişleri Bakanlığı) intikal ettirildi. Sait Çetinoğlu Dahiliye Vekaleti dokümanında kullanılan dikkati çekerek “Kullanılan lisan, devletin Kürtlere bakışını açık etmesi bakımından enteresandır; Kürtlerin, ‘bu iki köyü eline geçirmiş’ olduğu söz edilir. Kürtler güya diğer bir yerden gelip tabanca zoru ile buraları zapt etmişler suretiyle…” diye yazdı. 

Çetinoğlu’nun yazısı şöyleki: 

Kürt zenginleri bulunmaz bir sığıntı olabilecek istidatta olan bu köyleri ele geçirerek Yozgat Vilâyetinde göçebe bir halde bulunan Kürtleri de buralara toplamağa çaba eyledikleri ve artırma sonunda 250 dönümlük toprağa ilişkin müzayedenin üzerlerinde kalmış olarak bakiye arazinin de tıpkı zenginler tarafınca alınmasına girişim edilmiş olduğu ve şimdiden de konut inşa etmek üzre hazırlığa başladıkları…” 

Kürtlere set

Dahiliye vekaletinin duracağı bir hududu bulunduğunu kabul etmek oldukça zor olsa gerek: “Bu Kürt aşiretinin bu iki köyü ele geçirmesindeki amaç oldukça sarp olan bu mevkide şekavet tapmaktan ve Kürt çemberini tevsi etmekten ibaret ülkülerine” set çekecek, “Türk kanını taşıyan” ekte listeleri bağlanan “Geygel Türk aşiretinin 885 NO Lı kanunun 3 üncü 9 uncu ve 6 inci unsurlarına nazaran yerleştirilmelerini” isterken, Kürtlere ceza kesilmesini şu cümlelerle istemektedir:  “[V]e buralarda tekasüf etmeğe [çoğalmaya] çalışan Bazikli Kürt aşiretinin de bu Vilâ­yet dahilindeki Türk köylerine serpiştirilme suretiyle birebir kanuna istinaden dağıtılıp yerleştirilmeleri mevzusunda Yüksek Vekiller heyetinden karar istihsaliyle bildirisine müsaade-i devletlerini ehemmiyetle arz ve istirham eylerim efendim.”

 Dahiliye Vekaleti, Baş Vekalete hareket şekli ile ilgili isteklerini sıralarken Tokat Defterdarlığı’nın bağlı olduğu Maliye vekaletini de bir tezkere ile sığaya çektiğini, Maliye’nin “Baş Vekalet Yüksek Makamına” müdafa babında yazdığı yazıdan anlıyoruz.

Kürtlere yaklaşım

“Vekaleti müşarunileyhanın [adı geçen] teklifi veçhile o havalide bulunan bu kabil arazinin satılmaması emir ve tasvip buyurulduğu takdirde evvelce satışı yapılmış olan yerden madasının müzayedelerinin tehiri gerektirme edenlere bildirim edilmek üzre yüksek iradelerine intizar ve Dahiliye vekaletinin tezkeresi ile merbutları rapten takdim olunur efendim.”

Baş Vekalet 5 .11. 1933 günlü kararnamesiyle, Kürtlerin yarış ile aldıkları Gerdikan ve Sarı tarla köylerine Gaygel Türk aşiretinin yerleştirilmesi ve haddini bilmeyen Kürtlerin Türk köylerine serpiştirilip doldurularak çoğalmasının önüne geçilmesi bakanlar Şurasının 5.11.1933 gün ve 5326/2540sayılı kararnamesiyle cezalandırılması kararlaştırılarak taraf  bakanlık olan Dahiliye ve Maliye Vekilliğine bildirilir:

“Kararname Görülen gerek üstüne, Tokat vilayetinin Pazar nahiyesine bağlı mübadil Rumlardan kalan Gerdikan  ve Sarı tarla köylerine 885 numaralı kanunun 3,6,9’uncu unsurlarına nazaran 50 Hanede 207 şahıstan ibaret Gaygel Türk aşiret efradının iskanları ve ilişik listede yazılı 74 hanede 391 şahıstan ibaret Bezikli Kürt aşiretinin Tokat vilayeti dahilindeki Türk köylerine serpiştirilme suretiyle yerleştirilmeleri; Dahiliye vekilliğinin 3/9/933 tarih ve 3943 sayılı tezkeresi üstüne  İcra Vekilleri Heyetince 5/11/933 te kabul olunmuştur.”

 

Netice olarak, valilik, iki bakanlık, Bakanlar şurası ve Reisicumhur’un Kürtlerle ilgili ya da Kürtlerin açık müsabakada mülk sahibi olmaları tehlikeli bulunup, Tokat Amasya vilayetlerinin Ezine, Yeşilova, Zile, Erbaa, Artova… ilçe ve nahiyelerinin Türk köylerine tek tek veya minik kümeler halinde iskan edililerek “çoğalmaları” önlenir! O tarihte Mecburi İskan Kanunu çıkarılmamış, sürgüne yasal kılıf şimdi akla gelmemiştir. Devletin doruğundan tabanına resmi ideolojisi küçücük bir toprak kesiminin satılmasında dahi iyi mi bir zincirleme bir ısrarla sürdürülürken İttihatçı nüfus mühendisliği olanca berraklığıyla billurlaşıyor.

* Cumhuriyet arşivi: 030_0_18_01_02_41_81_011

 

kaynak : t24.com

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku